Uyduruculuk

Feyzbukta ünlü birinin imzasıyla yayınlanan uydurma sözler elden ele dolaşıyor. Kendi uydurduğu sözü ünlü birinin imzasıyla yayınlamak: uyduruculuk.
Bazıları da kendi sözlerini ayrıntıya saklıyorlar. 5 cümlenin 4′ü ünlüye ait, araya sıkıştırılan 1 tanesi ise uydurukçuya.
Tarihte de böyle uydurma haberler, rivayetler çoktur.
Nasıl oluyor diye düşünmüşseniz, feyzbuku izleyerek nasıl olduğunu gözlemleyebilirsiniz.
Uyduruculuk.
Her çağda var.

Posted in Uncategorized | Yorum yapın

Gmail Biriktiriciliği Teşvik Ediyor

Gmail’in arşivleme özelliği insanları biriktirici olmaya teşvik ediyor.
“Silmeyin arşivleyin” sloganıyla eposta dünyasına bir yenilik getirdi gmail.
Ama bu yeniliğin de olumsuz bir etkisi var: biriktiriciliğin teşviki.
Biriktirelim bakalım epostalarımızı, silmeyelim(!).
Birçoğu belki de hiç işimize yaramayacak, ama olsun yine de arşivleyelim(!).
Biriktiricilik.

Posted in Bilgisayar, Felsefe | Tagged , , | Yorum yapın

Batı Mantığının Bittiği Yer

Batı Mantığının Bittiği Yer

Saçaklı mantıkla ilgili yazılmış ilk Türkçe eser.
Saçaklı, bulanık, gri, kırçıl mantık (fuzzy logic).

Resimli, açıklamalı, saçaklı mantık.

Batı Mantığının Bittiği Yer

Posted in Bilim, Bulanık, Felsefe, Fuzzy, Gri, Kırçıl, Saçaklı | Yorum yapın

Ohne dich kann ich nicht sein

Ohne dich kann ich nicht sein – ohne dich.
Sensiz var olamam, sensiz.

Neden?
Varlığımızı bir başkasına mı borçluyuz?
Tanrıtanır görüşe göre, evet. Tanrı’ya borçluyuz.
Tanrıtanımaz görüşe göre, hayır. Hiç kimseye borçlu değiliz.

Bir ölümlüye “sensiz var olamam” demek, çok saçma, ama duygusal.

Ohne dich kann ich nicht sein. Sensiz var olamam.
Wer bist du? Sen kimsin?

// Gökhan Koçak

Posted in Felsefe | Yorum yapın

Telefon Dinlemelerine Karşı Çözüm Önerileri

Skype kullanabilirsiniz.
Skype’ın resmi sitesinde de açıklandığı gibi, Skype ile yapılan ses, görüntü ve metin aktarımları şifreli yapılmaktadır. Daha afili(!) bir şekilde şöyle diyebilirim: Skype kriptolu kommunikasyon sağlar.

“Skype uses well-known standards-based encryption algorithms to protect Skype users’ communications from falling into the hands of hackers and criminals. In so doing, Skype helps ensure user’s privacy as well as the integrity of the data being sent from one user to another.” (1)

Yukarıdaki paragrafta özet olarak Skype’ın standardlara uygun şifreleme yöntemleri kullandığı ve böylece iletişimi hacker’lardan ve suçlulardan koruduğu yazılı. Skype mahremiyetinizi koruduğu gibi verilerin bütünlüğünü de korur diyor.

“All Skype-to-Skype voice, video, and instant message conversations are encrypted. This protects you from potential eavesdropping by malicious users.
If you make a call from Skype to landlines and mobile phones, the part of your call that takes place over the PSTN is not encrypted.” (2)

Skype’den Skype’a yaptığınız ses, görüntü ve mesajlar şifrelenir diyor. Kötü niyetli kullanıcıların sizi dinlemesini önler diye devam ediyor. Ama Skype’la normal telefonlara ve cep telefonlarına yapılan çağrılar şifrelenmez. Çünkü Skype şifreli gönderse karşıdaki kişinin telefonunda bu şifreyi çözecek bir yazılım olmadığı için aradığınız kişi sizin ne dediğinizi anlayamazdı. Ama Skype’dan Skype’a yapılan görüşmeler şifreleniyor.

Şifreleme için de İleri Şifreleme Standardı (Advanced Encryption Standard, AES) kullanıyor. AES dünyaca kabul görmüş ve güvenli bir şifreleme yöntemidir. ABD’de yapılan bir yarışma sonucu seçilmiş ve standart olarak kabul edilmiştir. AES hakkında geniş bilgi için ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü’nün internet sayfasında bulunan aşağıdaki belgeye başvurabilirsiniz:

http://csrc.nist.gov/publications/fips/fips197/fips-197.pdf

Buraya kadar “iyi” adamdım, “beyaz” şapkalıydım.

Buradan sonra “kötü” adam oluyorum, “siyah” şapkamı takıyorum.

Skype’ın şifreleme yöntemini aşmanın yolları nelerdir?

Birincisi, keylogger denilen ve sizin klavyede bastığınız tuşları kaydedip internette bir yere gönderen yazılımlar yoluyla Skype’ın şifreleme yöntemi etkisiz bırakılabilir. Çünkü yazdıklarınızı Skype almadan önce keylogger alır ve internetteki bir dinleyiciye gönderir. Skype normal çalışmasına devam eder ve sizin yazdığınız mesajları şifreleyerek karşıdaki arkadaşınıza gönderir. Ama keylogger programı Skype’dan önce sizin yazdıklarınızı aldığı için Skype’ın mesajınızı şifreli yollamasının pek bir anlamı kalmaz.

Kablolu Klavye -> İşletim Sistemi -> Keylogger -> Skype -> Şifreleme -> Internet üzerinden veri aktarımı
Yazdığınız şeyler sırasıyla yukarıdaki bileşenlerin elinden geçer ve karşı tarafa iletilir.

Kablolu klavye diye özellikle yazdım, çünkü kablosuz klavyeler fazladan bir güvenlik riski taşır. Veri iletimini havaya yaydığı dalgalarla yaptığı için kablosuz klavye ile yapılan veri aktarımı yakındaki başka bir cihaz tarafından alınıp belli bir merkeze yönlendiriliyor olabilir.

Örneğin Apple Macintosh sistemlerinde klavye ile bilgisayar arasındaki iletişim Bluetooth teknolojisiyle sağlanmaktadır. (3)

Bilişim güvenlik uzmanı Schneier’ın 2005 yılında yayınladığı bir habere göre de Bluetooth eşleşme sürecinin güvenli olmadığı ve kırılabildiği belirtilmektedir. (4)

Özetle, havadan (kablosuz) yaptığınız bütün iletişimler kablolu iletişime göre daha fazla risklidir.

Skype’dan Skype’a gönderilen mesajların yukarıda anlattığım şekilde şifrelenmeden önce ele geçirilmesi kuramsal olarak mümkündür. Ses ve video aktarımı da keylogger yöntemine benzer bir yöntemle Skype şifrelemeden önce araya girecek bir casus yazılım yardımıyla internette bir yerlere gönderilebilir.

Şimdi de “hem iyi, hem de kötü” adam olup “hem siyah, hem de beyaz, yani gri” şapkamı takıyorum.

Skype’ın internet sitesinde yazdığına göre Skype’dan Skype’a yapılan ses, görüntü ve mesaj iletişimi güvenli bir şekilde yapılıyor. Ama araya casus yazılımlar veya cihazlar sokarak bu yöntemi etkisiz kılmak mümkün. Ancak yasadışı örgüt üyesi değilseniz, casusluk yapmıyorsanız, önemli bir mevkide değilseniz (topçu, popçu, siyasetçi, mafya (!)), kısacası dinlemeye değer bir kişi değilseniz hiç endişelenmeden Skype’la güvenli bir iletişim kurabilirsiniz. Sıradan insan olmak bu durumda işe yarar ve başkaları sizi dinlemeye değer bulmadıkları için rahat rahat konuşabilirsiniz.

Şimdi tekrar “beyaz” şapkamı takarak “iyi” adam olayım.

Telefon dinlemelerine karşı alabileceğiniz basit ama etkili önlemler:

Görüşmelerinizi Skype’dan Skype’a yapmak.
İletişimi kablosuz cihazlarla (telefon, klavye) yapmamak.
Sıradan insan olmak.
Az konuşmak :-)

3500 dolar verip kriptolu telefon kullanmak da bir başka çözüm. Hem de pek bir gösterişli olur. Ama Skype ile bedava ve güvenli konuşmak varken niye 3500 dolar harcayasınız ki?

Yazımı özlü bir sözle bitireyim: Çözülemeyecek şifre yoktur.

Kaynaklar:

(1) http://www.skype.com/intl/en/security/detailed-security
(2) https://support.skype.com/en/faq/FA31/Does-Skype-use-encryption
(3) http://www.apple.com/keyboard/
(4) http://www.schneier.com/blog/archives/2005/06/attack_on_the_b_1.html

// Gökhan Koçak
// 27 Temmuz 2011

Posted in Bilim | Yorum yapın

Paul Oakenfold’la Cumartesi Gecesi Ayini

DJ’ler günümüzün “modern” kabile büyücüleri.
Kabileler de yerlerini ortak zevki olan insanlar topluluğuna bırakmış.
Belli bir müzik çeşidinden hoşlanan ve eğlenmeye gelen insanlardan oluşan bir topluluk.
Cumartesi gecesi önce alt-DJ’lerin ısındırma performanslarını dinledik.
Gece 2′de asıl büyücü geldi: Paul Oakenfold.
O saate kadar alınan ethanol ve uyarıcılar etkisini göstermiş, topluluk havasını bulmuştu.
Büyücünün işi zor olmadı.
Çaldığı muhteşem parçalarla zaten kıvama gelmiş olan kalabalığı coşturdu.
Sahneye kurulu ekran yoluyla kalabalığa değişik mesajlar iletiliyordu. Barış, çocuk askerler, ölüm, kadın, erotizm, teknolojik ikonlar, dini semboller, Meryem Ana, mevlevi ayini, cami, minareler, şehir, insan ve yüzlerce değişik görüntüden oluşan kaotik mesajlar.
Büyücümüz kalabalığı bir saat kadar coşturduktan sonra, yorgunluk belirtileri gösteren cemaate yavaş parçalar çalarak bir süre dinlendirdi. DJ, kitle ile iletişim kurabilmiş, onların yorulduğunu anlayıp, kitleyi biraz dinlendirmişti. Daha sonra tekrar hızlı parçalarla kitleyi transa soktu. Müzik, ışıklar, ekrandaki görüntüler, ethanol, uyarıcılar hepsi birden kitlenin transa girmesine yardımcı oluyordu. 2 saat süren ayinin sonlarında ekrana mevlevi görüntüleri verilmeye başlandı. Aklıma “Hu” çeken sufiler geldi. Bir taraftan da National Geographic kanalında izlediğim Afrika dansları. Dans, müzik, kimyasal maddeler ve kitlenin transa geçmesi. Yüzyıllardır değişik şekillere bürünmüş, değişik anlamlar ifade etmiş bir ayin: toplu dans. Kullanılan enstrümanlar değişmiş, ayinin anlamı değişmiş, ayini yapma biçimi de değişmiş.
Saat 4′de modern büyücümüz (DJ) çaldığı müzik ve ekrandaki görüntülerle ayinin bittiğini ilan ediyordu.
Kitle, ayinin bitmesiyle yavaş yavaş toparlandı, bir kısmı arabalarında çaldıkları müzikle ayine tekrar devam etti, bir kısmı yerlere yatıp uyudu, kimisi de evine gitti. Ben de güneşin doğuşunu seyrettikten sonra evime döndüm. Güneş tekrar doğmuştu ve ben tekrar bunu görmüştüm. Doğmayabilirdi ya da ben doğuşunu göremeyebilirdim. Ama öyle olmadı, yeni bir günün başlangıcına tanıklık ettim. Büyücümüz n’apmıştı acaba?

Posted in Anı | Yorum yapın

Orospular ve Pezevenkler

Karadeniz.
Karşılıklı iki ülke.
Biri güneyde, diğeri kuzeyde.

Güneydekiler kuzeydeki kadınları orospu olarak damgalamışlar.
Kuzeydekiler de güneydeki erkekleri pezevenk olarak damgalamışlar.

Her iki tarafın yaptığı da aynı: sakat mantık, yanlış akıl yürütmek, yani safsata.
Safsata.
İngilizce meali: fallacy.
Meraklısına: http://www.safsatakilavuzu.com

Kuzeydekilerin de güneydekilerin de yaptıkları safsata aynı türden.
Converse accident denilen ve Hasty generalization safsatasının bir türü.
Yani genelleme dediğimiz şey.
Birkaç örneği delil gösterip bütün bir grubun öyle olduğu sonucuna varmak. Ama varılan sonuç mantıken sakat.

Kuzeydekilerle güneydekilerin nasıl safsata yaptıklarını inceleyelim:

Kuzeydekiler, güneydeki bazı erkeklerin pezevenklik yaptığını görmüşler, ya da duymuşlar. O halde güneydeki bütün erkekler pezevenktir diye bir sonuca varmışlar. Bu, genelleme safsatasıdır, sakat mantıktır, yanlış akıl yürütmedir.

Güneydekiler, kuzeydeki bazı kadınların orospuluk yaptığını görmüşler, ya da duymuşlar. O halde kuzeydeki bütün kadınlar orospudur diye bir sonuca varmışlar. Bu, genelleme safsatasıdır, sakat mantıktır, yanlış akıl yürütmedir.

Genelleme safsatası “öteki”ni damgalamak için çok sık kullanılan bir yanlış akıl yürütme durumudur. “Öteki” olarak görülen grubun yaptığı tek bir yanlış bütün gruba maledilir ve “öteki” grup damgalanır.

Safsata yapmadan doğru akıl yürütürsek şöyle demek gerek:

Ne kuzeydeki kadınların hepsi orospudur, ne de güneydeki erkeklerin hepsi pezevenktir.
Kuzeydeki kadınların bazılarının orospu olduğu doğrudur; güneydeki erkeklerin de bazılarının pezevenk olduğu doğrudur. Ama bunları genelleyip bütün bir ülkeye maletmek genelleme safsatasıdır, yanlış akıl yürütmedir.

// Gökhan Koçak
// 26 Haziran 2011

Posted in Uncategorized | Yorum yapın