Paul Oakenfold’la Cumartesi Gecesi Ayini

DJ’ler günümüzün “modern” kabile büyücüleri.
Kabileler de yerlerini ortak zevki olan insanlar topluluğuna bırakmış.
Belli bir müzik çeşidinden hoşlanan ve eğlenmeye gelen insanlardan oluşan bir topluluk.
Cumartesi gecesi önce alt-DJ’lerin ısındırma performanslarını dinledik.
Gece 2′de asıl büyücü geldi: Paul Oakenfold.
O saate kadar alınan ethanol ve uyarıcılar etkisini göstermiş, topluluk havasını bulmuştu.
Büyücünün işi zor olmadı.
Çaldığı muhteşem parçalarla zaten kıvama gelmiş olan kalabalığı coşturdu.
Sahneye kurulu ekran yoluyla kalabalığa değişik mesajlar iletiliyordu. Barış, çocuk askerler, ölüm, kadın, erotizm, teknolojik ikonlar, dini semboller, Meryem Ana, mevlevi ayini, cami, minareler, şehir, insan ve yüzlerce değişik görüntüden oluşan kaotik mesajlar.
Büyücümüz kalabalığı bir saat kadar coşturduktan sonra, yorgunluk belirtileri gösteren cemaate yavaş parçalar çalarak bir süre dinlendirdi. DJ, kitle ile iletişim kurabilmiş, onların yorulduğunu anlayıp, kitleyi biraz dinlendirmişti. Daha sonra tekrar hızlı parçalarla kitleyi transa soktu. Müzik, ışıklar, ekrandaki görüntüler, ethanol, uyarıcılar hepsi birden kitlenin transa girmesine yardımcı oluyordu. 2 saat süren ayinin sonlarında ekrana mevlevi görüntüleri verilmeye başlandı. Aklıma “Hu” çeken sufiler geldi. Bir taraftan da National Geographic kanalında izlediğim Afrika dansları. Dans, müzik, kimyasal maddeler ve kitlenin transa geçmesi. Yüzyıllardır değişik şekillere bürünmüş, değişik anlamlar ifade etmiş bir ayin: toplu dans. Kullanılan enstrümanlar değişmiş, ayinin anlamı değişmiş, ayini yapma biçimi de değişmiş.
Saat 4′de modern büyücümüz (DJ) çaldığı müzik ve ekrandaki görüntülerle ayinin bittiğini ilan ediyordu.
Kitle, ayinin bitmesiyle yavaş yavaş toparlandı, bir kısmı arabalarında çaldıkları müzikle ayine tekrar devam etti, bir kısmı yerlere yatıp uyudu, kimisi de evine gitti. Ben de güneşin doğuşunu seyrettikten sonra evime döndüm. Güneş tekrar doğmuştu ve ben tekrar bunu görmüştüm. Doğmayabilirdi ya da ben doğuşunu göremeyebilirdim. Ama öyle olmadı, yeni bir günün başlangıcına tanıklık ettim. Büyücümüz n’apmıştı acaba?

This entry was posted in Anı. Bookmark the permalink.

Yorum yapın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s