Hamakat Algoritması

Yazısında “diyalektik” kelimesini kullanmış, o halde “materyalist”;
“Karl Marx”‘tan alıntı yapmış, o halde “Marxist”;
Yazısında “Allah” kelimesi geçiyor, o halde “dinci”;
Hatta bir de “Muhammed” kelimesi geçiyor, o halde “koyu dinci”;
“Arthur Schopenhauer” okumuş, o halde “ateist”;
Üniversite yıllarında günde 4-5 gazete okurmuş, o halde “rengi belirsiz”;
Yazılarından birini bir yazar Zaman gazetesinde alıntılamış, o halde “Fetullahçı”;
Üniversite yıllarında gece kantine koyulan yasak yayınları bile okurmuş, o halde “vatan haini”;
Atilla İlhan’ın birkaç kitabını okumuş, o halde “solcu”;
Cemil Meriç’i de okumuş, o halde “sağcı”, belki de “komünist”;
Atatürk’ün Nutuk adlı eserini okumuş, o halde “kemalist”;
Muhammed Ali hayranıymış, o halde “boksör”;
Bilim felsefesiyle ilgileniyormuş, bilimi sorguluyormuş, o halde “bilim düşmanı”;
Kuantum kuramıyla ilgileniyormuş, o halde “rasyonel mistik”;
Bulanık mantıkla ilgili yazılar yazıyormuş, o halde “?” (bulanık mantık ne ya?);
Kaos teorisiyle ilgileniyormuş, o halde “vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü…”;
Komünist Manifestoyu okumuş, o halde “komünist”;
Seçimlerde oy vermiyormuş, o halde “anarşist”;
Ara sıra şapka giyermiş, o halde “kafir”;
Upanişadları okuyormuş, o halde “hindu”;
Buddha’yı okuyormuş, o halde “budist”;
Eski Çin kaynaklarını okuyormuş, o halde “çinli”;
… … …

Böyle devam eder hamakat algoritması.

Türk Dil Kurumu (TDK) hamakatı “ahmaklık” olarak tanımlar. TDK, Necip Fazıl’ın bir cümlesini de hamakatı açıklamak için kullanır:

“Hamakat, dalalet ve kötü niyetin bu kadarına söylenebilecek bir şey yoktur.”

Ama dur biraz.
Hamakat algoritması devam ediyor:

Türk Dil Kurumu’nu referans kabul etmiş, o halde “dilde sadeleşmeci”;
Necip Fazıl’dan alıntı yapmış; o halde “sağcı”;
… … …

Hamakatın sonu var mı?

// Gökhan Koçak
// 7 Şubat 2010

Reklamlar
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.