Bazen yazmamak en iyisidir

Bazen yazmamak en iyisidir.
Susmak.
Söylememek.
Yazmamak.
İçine atmak.
Ta ki bir gün yanardağ gibi püskürene kadar.

Televizyonda yine ölü suratlı şarkıcı çıktı.
Viva La Muerte!
Yüzünü bembeyaz yapmış, saçlar siyah, kaşlar da. Ölü bir surat, ifadesiz, hissiz, boş.
Viva La Muerte!
Neyse şarkısı bitti de kurtuldum.
Yaşasın canlılık!

Şimdi Manga çalıyor: “no matter what they say” (ne derlerse desinler).
Üstüne bir de Metallica’dan “nothing else matters” çalsalar tam olurdu.

Kafam çok dağınık anlaşılan. Yazının konusu bile belli değil. Bazen yazmamak iyidir diye başladım ama hala yazıyorum.

Bugün Dustin geldi ofise. Ödül alan fotoğrafları benim çektiğimi öğrenmiş. Sende yetenek, kabiliyet var dedi. “Talent is God given, don’t waste it” diye de nasihat etti.

Kültür farkı mı desem?

Bizde olsa tepene vururlar. Dustin taa Amerika’dan gelmiş, benim fotoğrafa kabiliyetim olduğunu söylüyor ve bunu boşa harcama diyor.

“Bizde olsa tepene vururlar” diyerek bize aşılanmış aşağılık kompleksini dıışa mı vurdum acaba? Yıllarca Türkler birşey yapamaz diye öğretip durdular ya, onu diyorum. Kendi öz yurdumuzda, kendi okullarımızda bize öğrettikleri kocaman bir yalan bu.

Sonisphere festivali de geldi geçti.
Rammstein’ın muhteşem sahne gösterileri.
“Du hast mich!”
Sonra püsküren ateşler, bota binip seyircilerin elleri üzerinde dolaşan grup elemanı.

Pentagram’ın “Bir” adlı muhteşem şarkısı:
“İsa, Musa, Muhammed, Buda; hepsi bir, hepsi Haktan”.

Ertesi gün Accept.
“Balls to the wall”.
Ezilenlerin şarkısı. Bir gün ezilenler ayağa kalkacak ve testislerinizi duvara vuracak.

Son gün, muhteşem dörtlü. Anthrax, Megadeth, Slayer, Metallica.
Megadeth’in bozuk ses düzeni. Slayer dinlemeye gelmiş değişik bir insan topluluğu. Sonra Metallica’nın gösterisi.

Muhteşem dörtlüyü dünya gözüyle bir seyrettik ya. Gençliğimizin en hızlı ve en sert çalan grupları.

Bu da geldi geçti. Her an gibi o anlar da yaşandı ve bitti. Bunları yazarken yeni anlar geldi ve onlar da geçti gitti.

// Gökhan Koçak
// 26 Temmuz 2010

Reklamlar
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.